Kliniğimizdeki çalışma, lipidli suni gözyaşının göz yüzeyi sıcaklığını daha iyi koruduğunu gösterdi
ESOGÜ Göz Kliniği'nde Gerçekleştirilen Araştırma, Lipid İçeren Suni Gözyaşı Damlalarının Göz Yüzeyindeki Soğumayı Önleyerek Gözyaşı Filmi Stabilitesine Katkı Sağladığını Termal Görüntüleme Yöntemiyle Ortaya Koydu
Günümüzde dijital ekran kullanımının artmasıyla birlikte, göz kırpma sayısının azalmasına bağlı olarak gelişen ve kuru göz semptomlarıyla seyreden rahatsızlıklar küresel bir sorun haline gelmiştir. Göz yüzeyindeki kuruma, buharlaşmaya bağlı ısı kaybına ve buna eşlik eden yanma, batma gibi şikayetlere neden olmaktadır. Gözyaşı filminin en dış tabakasını oluşturan lipid (yağ) katmanının bütünlüğü, buharlaşmayı engelleyerek göz sağlığının korunmasında kilit rol oynamaktadır. Üniversitemizde gerçekleştirilen bu çalışmada, ileri teknoloji termal görüntüleme sistemleri kullanılarak farklı içeriklere sahip yapay gözyaşı damlalarının göz yüzey sıcaklığı üzerindeki etkileri incelenmiştir.
Üniversitemiz Tıp Fakültesi Cerrahi Tıp Bilimleri Bölümü Göz Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyelerinden Doç. Dr. Eray ATALAY'ın ilk ve sorumlu yazar olduğu aynı anabilim dalında görevli Doç. Dr. Mustafa Değer Bilgeç ve Dr. Öğr. Üyesi Onur Özalp, Fen Fakültesi Fizik Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Sertaç EROĞLU ile Tıp Fakültesi Öğrencilerimizden İnt. Dr. Mert Egemen ÇALIŞKAN ve Mehmet Tunahan AYDIN'ın yazarları arasında bulunduğu ‘‘Corneal Surface Temperature Dynamics with Lipid vs Non-lipid Artificial Tears During Sustained Eye Opening: A Crossover Study’’ başlıklı makale, oftalmoloji alanında saygın bir yere sahip olan ve British Contact Lens Association’ın resmi yayın organı Contact Lens and Anterior Eye (Q1) dergisinde yayımlandı.
Kuru göz hastalığının tedavisinde temel yaklaşım yapay gözyaşı takviyeleridir. Ancak piyasada lipid içeren ve içermeyen çok çeşitli formülasyonlar bulunmaktadır. Bu çalışmada sağlıklı gönüllülerin göz yüzey sıcaklıkları, yüksek hassasiyetli kızılötesi termal kameralar (FLIR A8200sc) kullanılarak kayıt altına alındı. Katılımcılara dört farklı ziyarette, lipid içeren ve lipid içermeyen suni gözyaşı damlaları uygulandı. Damlatma sonrası katılımcıların gözlerini 15 saniye boyunca açık tuttukları süre boyunca göz yüzeyi sıcaklığındaki değişimler saniye saniye analiz edildi. Çalışma bulgularına göre, lipid içermeyen standart yapay gözyaşları uygulandığında, göz yüzeyinde kontrol grubuna göre daha hızlı bir soğuma gerçekleştiği tespit edildi. Buna karşılık, lipid bileşenleri içeren damlaların uygulandığı durumlarda göz yüzey sıcaklığının korunduğu ve düşüşün engellendiği görüldü. Araştırmacılar, lipid katmanının buharlaşmayı geciktirerek adeta bir "termal battaniye" görevi gördüğünü ve bu sayede göz yüzey stabilitesini artırdığını ortaya koydu.
Araştırma sonuçları, lipid içeren suni gözyaşı formülasyonlarının, içermeyenlere kıyasla göz yüzey sıcaklığını daha stabil tuttuğunu kanıtlamıştır. Özellikle meibomian bez disfonksiyonu olan veya dijital ekran kullanımı nedeniyle göz kırpma refleksinin azaldığı durumlarda, lipid içerikli damlaların buharlaşmayı azaltarak hastaların konforunu artırabileceği öngörülmektedir. Bu çalışma, kuru göz tedavisinde kişiye özel damla seçiminin önemini vurgulayan objektif veriler sunmaktadır.